• Türkçe
  • Sıkça Sorulan Sorular
  • Tedavi Sonrası SSS
  • More
    • Türkçe
    • Sıkça Sorulan Sorular
    • Tedavi Sonrası SSS
  • Sign In
  • Create Account

  • My Account
  • Signed in as:

  • filler@godaddy.com


  • My Account
  • Sign out

Signed in as:

filler@godaddy.com

  • Türkçe
  • Sıkça Sorulan Sorular
  • Tedavi Sonrası SSS

Account


  • My Account
  • Sign out


  • Sign In
  • My Account

Sık Sorulan Sorular

Sorunuzun yanıtını bulamadıysanız lütfen info@mertbattal.com adresine yazarak veya +905339732885 numaralı telefonumuza WhatApp üzerinden bize ulaşın.

 

  1. Günde İki Kez: Diş fırçalamayı günde en az iki kez yapmak, genel bir öneridir. Sabahları uyanınca ve gece yatmadan önce olmak üzere, gün içindeki en önemli iki fırçalama seansıdır. Bu, gün boyunca biriken plak ve bakterilerin temizlenmesine yardımcı olur.
  2. 2 Dakika Süreyle: Her fırçalama seansını en az 2 dakika süreyle sürdürmek önemlidir. Dişleri yeterince temizlemek ve diş aralarına ulaşmak için yeterli süre ayırmak gerekir.
  3. Doğru Teknikle: Dişleri fırçalamak için doğru teknik kullanmak da önemlidir. Diş etlerine nazikçe baskı yaparak, dairesel veya diş eti çizgisi boyunca hafifçe oynatarak ve dikey veya yatay hareketlerle diş yüzeylerini temizlemek gerekir.
  4. Yumuşak Kıllı Fırça Kullanmak: Yumuşak kıllı bir diş fırçası kullanmak diş etlerine zarar verme riskini azaltabilir. Orta veya sert kıllı fırçalar, diş minesine zarar verebilir ve diş eti çekilmelerine neden olabilir.
  5. Diş İpi veya Ara Yüz Temizleme: Diş fırçalamanın yanı sıra diş ipi veya ara yüz temizleme araçları kullanmak da önemlidir. Bu, diş aralarında kalan plak ve kalıntıları temizlemeye yardımcı olur.


Herhangi bir yemek veya içecek tüketimi sonrasında sindirim sisteminin ilk basamağı ağızda başlar. Ağız ortamı normalden daha asidik bir ortama dönüşür.  Hemen diş fırçalamak, asidik bir ortamda yumuşamış diş minesine daha fazla zarar verebilir. Bu nedenle, asidik içecek veya yiyecek tükettiyseniz, yemekten sonra 2 saat beklemek ve asidik etkilerin azalmasını beklemek daha iyi olacaktır. Bu asit seviyesi 2 saat içinde tükürük ile yıkanarak normal hale gelir. Asidin zararlı etkileri 2 saat içinde tükürük içerisindeki iyonlarla beraber diş yüzeylerini tekrar sertleştirir. Böylelikle diş fırçalama kaynaklı mine aşınmaları ciddi miktarda azaltabilir, dişlerinizde oluşan hassasiyetleri azaltabilirsiniz.



1. Çürükler: Diş çürükleri, diş minesinin zarar gördüğü ve dişin iç yapısına yayıldığı durumlar olarak bilinir. Bakterilerin neden olduğu asit etkisiyle diş çürükleri oluşabilir ve bu durum dişin içerisindeki sinir liflerini etkileyerek diş ağrısına neden olabilir.


2. Diş Hassasiyeti (Dentin Hipersensitivitesi): Diş hassasiyeti, dişin altındaki canlı tabaka olarak bilinen içerisindeki tübüler sistemle pulpaya ulaşan dentin tabakasının aşınması veya çatlaklar sonucu oluşabilir. Sıcak, soğuk, tatlı veya asitli yiyecek ve içeceklerle temas ettiğinde diş ağrısına neden olabilir.


3. Dişeti Problemleri: Diş eti iltihapları, diş eti çekilmeleri veya diş eti hastalıkları da diş ağrısına yol açabilir. Özellikle diş eti iltihapları diş etlerinde şişmeye ve ağrıya neden olabilir.


4. Diş Absesi: Diş kökü etrafındaki dokularda bir enfeksiyon sonucu oluşan iltihaplı bir durumdur. Diş absesi ciddi ağrıya, şişliğe ve hatta ateşe neden olabilir. derhal müdahale edilmesi gerekir. 


5.Diş Sıkma ve Gıcırdatma (Bruksizm): Stres veya uyku sırasında diş sıkma veya gıcırdatma, dişlerde aşınmaya ve ağrıya neden olabilir.


6.Diş Travmaları: Bir darbe, kaza veya diş çatlaması gibi diş travmaları da ağrıya yol açabilir.


7. Sinüs Enfeksiyonları: Üst çene dişlerinin sinüs boşluklarına yakın olması nedeniyle sinüs enfeksiyonları, diş ağrısı hissi yaratabilir.


8. Diş Çekimi Sonrası Ağrı: Diş çekimi sonrasında oluşan ağrı yaygındır. Yara yerindeki iltihaplanma ve iyileşme süreci ağrıya neden olabilir. 


9.  Ağız Ülserleri veya Lösemi Gibi Ciddi Sağlık Sorunları: Nadir durumlarda, ağız içindeki ülserler veya ciddi sağlık sorunları (örneğin, lösemi gibi) diş ağrısına neden olabilir.


Diş ağrısı, altta yatan nedenin belirlenmesi ve uygun tedaviyle ele alınması önemlidir. Eğer şiddetli veya sürekli bir diş ağrısı yaşıyorsanız, diş hekimine başvurmanız önemlidir.



1. Uygun Hasta Seçimi: Diş beyazlatma işlemi genellikle iyi bir ağız sağlığına sahip olan bireyler için uygundur. Diş hekiminiz, diş minesinde ciddi hasar, dişeti sorunları veya başka dental sorunlarınızın olup olmadığını değerlendirerek uygun bir aday olup olmadığınızı belirleyecektir.


2. Profesyonel Gözetim: Ofis içi beyazlatma işlemi diş hekimi gözetiminde yapılır ve bu, güvenli bir prosedürü sağlar. Diş hekimi, dişlerinizi inceleyerek ve sağlık durumunu değerlendirerek size en uygun tedaviyi önerebilir.


3. Doğru Ürün ve Tekniklerin Kullanımı: Evde kullanılan beyazlatma kitleri gibi diş beyazlatma ürünlerinin, diş hekiminizin önerdiği şekilde ve doğru miktarda kullanılması önemlidir. Yanlış kullanım, diş minesine zarar verecektir. Lütfen Diş Hekiminize danışmadan ev tipi beyazlatma ürünlerini kullanmayınız.


4. Güvenilir Ürünlerin Seçimi: Diş beyazlatma ürünleri arasında güvenilir ve onaylı ürünleri seçmek önemlidir. Diş hekiminizin önerdiği markalar veya profesyonel diş beyazlatma kiti kullanımı, güvenli bir deneyim sunabilir.


5. Yan Etkiler ve Hassasiyet: Diş beyazlatma işlemi bazı kişilerde geçici diş hassasiyetine neden olabilir. Bu durum genellikle tedavi tamamlandıktan sonra geçer. Diş hekiminiz, hassasiyeti azaltmaya yardımcı olacak ürünler veya teknikler önerebilir.


6. Hamilelik ve Emzirme Dönemleri: Hamilelik veya emzirme döneminde olan bireyler için diş beyazlatma işlemi genellikle önerilmez. Bu dönemlerde hormonal değişiklikler ve güvenilirliği tam olarak belirlenmemiş olan kimyasalların kullanımı konusunda dikkatli olunmalıdır.


Unutulmamalıdır ki diş beyazlatma işlemi bir kozmetik prosedürdür ve kişiden kişiye etki ve yan etkileri farklılık gösterebilir. Diş hekiminizle açıkça iletişim kurmak, sağlık geçmişinizi paylaşmak ve onun önerilerine uymak, güvenli bir diş beyazlatma deneyimi yaşamanıza yardımcı olabilir.


1. İlk Saatlerde: Diş çekimi sonrasında ilk birkaç saat içinde kanama kontrol edilmelidir. Pamuk veya gazlı bez kullanarak çekim bölgesine hafifçe baskı yapabilirsiniz. Eğer kanama kontrol altına alınamıyorsa veya şiddetleniyorsa, derhal diş hekiminize başvurmalısınız.


2. Ağrı ve Şişlik Kontrolü: Diş çekimi sonrasında oluşabilecek ağrı ve şişlikleri kontrol etmek için diş hekiminizin önerdiği ağrı kesici ilaçları kullanabilirsiniz. Soğuk uygulama (buz paketi kullanma) da şişliği azaltabilir. Ancak, buz doğrudan cilde temas etmemeli, ince bir bez aracılığıyla uygulanmalıdır.


3. Ağız Hijyeni: Çekim bölgesini temiz tutmak önemlidir, ancak ilk birkaç gün boyunca buna dikkat ederken çok fazla çalkalanmaktan veya diş fırçasıyla temas etmekten kaçınılmalıdır. Diş hekiminizin önerdiği bir ağız gargarası kullanarak ağız hijyeninizi sürdürebilirsiniz.


4. Yiyecek ve İçecek Seçimi: Diş çekimi sonrasında yumuşak, soğuk veya ılıman yiyecekleri tercih etmek önemlidir. Sıcak veya baharatlı yiyecek ve içeceklerden kaçınılmalıdır.


5. Alkol ve Tütün Ürünleri: Alkol ve tütün ürünlerinden kaçınılmalıdır, çünkü bunlar iyileşme sürecini olumsuz etkileyebilir. 


6. Dinlenme ve Aktivite Sınırlamaları: Diş çekimi sonrasında birkaç gün boyunca ağır egzersiz veya aşırı fiziksel aktiviteden kaçınılmalıdır. İyileşme sürecini desteklemek için yeterince dinlenmek önemlidir.


7. İlaç Kullanımı: Diş hekiminizin önerdiği ağrı kesicileri ve antibiyotikleri düzenli olarak kullanmalısınız. Eğer herhangi bir ilaca alerjiniz varsa veya ilaçlarınızla ilgili bir sorun yaşarsanız, derhal diş hekiminize başvurmalısınız.


8. Kontroller ve İletişim: Diş hekiminizin önerdiği takip randevularına düzenli olarak gitmek önemlidir. Ayrıca, herhangi bir sorun, aşırı kanama, enfeksiyon belirtileri veya diğer komplikasyonlarla karşılaşırsanız, derhal diş hekiminize başvurmalısınız.


Diş çekimi sonrası bakım, bireysel ihtiyaçlara ve prosedürün karmaşıklığına bağlı olarak değişebilir. Diş hekiminizin önerilerine ve talimatlarına uyum sağlamak, iyileşme sürecinizi hızlandırmaya ve sorunları önlemeye yardımcı olabilir.


Diş sağlığına zarar verebilecek bazı yiyecek ve içecekleri şu şekilde sıralayabiliriz:


1. Şekerli Yiyecek ve İçecekler: Şeker içeren gıdalar ve içecekler, ağızda bakteriler tarafından asit üretimine neden olarak diş minesine zarar verebilir. Şeker, çürük oluşumunu hızlandırabilir. Şeker içeren içecekler, şekerli atıştırmalıklar, şekerli meyve suları bu kategoriye girer.


2. Asidik Yiyecek ve İçecekler: Asidik yiyecekler ve içecekler, diş minesini aşındırabilir ve diş hassasiyetine neden olabilir. Limon, portakal, greyfurt, asidik içecekler (meyve suları) bu gruba örnektir.


3. Nişasta İçeren Yiyecekler: Nişasta içeren yiyecekler, bakterilerin şeker üretmesine neden olabilir ve bu da diş çürüklerini tetikleyebilir. Beyaz ekmek, kraker, patates cipsi gibi nişasta içeren gıdalar bu gruba dahildir.


4. Cips ve Kuruyemiş: Sert ve kuru gıdalar, dişleri çatlatabilir veya kırabilir. Cips, cemile, fındık gibi gıdalar bu kategoriye girebilir.


5. Şekerli Sakız ve Şekerli Atıştırmalıklar: Şeker içeren sakızlar ve şekerli atıştırmalıklar, dişlerde plak birikimini artırabilir ve diş çürüklerine neden olabilir.


6. Alkollü İçecekler: Alkol, ağız kuruluğuna neden olabilir. Ağız kuruluğu, tükürük salgısının azalmasına yol açarak diş çürükleri ve diş eti sorunlarına zemin hazırlayabilir.


7. Kahve ve Çay: Kahve ve çay, dişleri lekeleyebilir. Ayrıca, içerdikleri kafein ve asit nedeniyle diş minesine zarar verebilir.


8. Gazlı İçecekler: Gazlı içecekler, yüksek asit içeriği ve şeker içeriği nedeniyle diş sağlığına zarar verebilir. Ayrıca, karbonatlı içecekler ağızdaki bakterilerin asit üretimini artırabilir.


9. Dondurma ve Soğuk İçecekler: Dondurma ve aşırı soğuk içecekler, diş hassasiyetine neden olabilir, özellikle diş minesinde çatlak veya çürük varsa.


10. Tütün Ürünleri: Sigara içmek ve diğer tütün ürünlerini kullanmak, diş eti hastalıkları, diş kaybı ve diğer oral sağlık sorunlarına neden olabilir.


Bu tür zararlı yiyecek ve içecekleri sınırlamak veya tüketimini azaltmak, diş sağlığını korumak açısından önemlidir. Ayrıca, düzenli diş fırçalama, diş ipi kullanma ve düzenli diş kontrolü gibi iyi ağız hijyeni alışkanlıkları da diş sağlığını destekler.



Powered by

  • Sıkça Sorulan Sorular
  • KVKK
  • English

This website uses cookies.

We use cookies to analyze website traffic and optimize your website experience. By accepting our use of cookies, your data will be aggregated with all other user data.

DeclineAccept